1 Kutu 2 Kutu 3 Kutu 4 Kutu

10 Yılı Aşkın Bir Sürenin Tecrübesi ile Binlerce Kişi Tarafından Kullanılmış Olan Second Life Equisetum % 100'lük tedavi Oranı ile Prostat Rahatsızlığını Tamamen Ortadan Kaldırır ve Tekrar Rahatsız Olmanızı % 100'e Kadar Engeller.

Second Life Equisetum Üretiminde Hiçbir Kimyasal Kullanılmadan % 100 Doğal Bitkilerden Formülize Edilmiştir.
Kullanmaya Başladığınız Andan itibaren Etkisini Hissettirir Prostat Rahatsızlığınızı ve Şikayetlerinizin Ortadan Kalkmasına Yardımcı olur..

Second life Equisetum, Yüzyıllardır içeriği bilinen, yakın ve uzak doğu kökenli bitkilerin kliniksel deneyler ile bir araya getirilmesinden ve denenmesinden elde edilen bir prostata karşı bitkisel destek ürünüdür.

Kliniksel deneyler,Second life Equisetum'un 15 gün içerisinde etkisini göstererek, prostat şişmesi ve prostat belirtilerini ortadan kaldırmaya başladığı belirlenmiştir.

15 günlük uygulama konucu, klinik deneylerine katılan deneklerden hepsinde prostat şikayetlerine azalmalar gözlemlenmiştir.

Yine bu deneyleranlık rahatlama yöntemleri ile olan bir rahatlama değil rahatlamanın rahatsızlıkta kaynaklanan gerilemeden olduğu belirlenmiştir.

Second life Equisetum prostat rahatsızlığı ve buna bağlı olarak oluşan tüm belirtileri tamamen ortadan kaldıran bitkisel bir karışım kapsüldür.

100 Denekte toplam 375 paket kullanımı ile (ortalama 3,8 paket kullanımı) Prostat rahatsızlığı tamamen bitmiştir.

SecondLife Cedre Equesitum  Kapsül'ü yemeklerden 30 dakika önce, ılık su ile almaları önerilir.

Second life Equisetum İçeriğinde Bulunan Bitkiler

Equisetum Arvense: (At Kuyruğu)

Toplama/kurutma: Bataklık ve karasuluk bölgelerde yetişen kalın saplı(başparmak kalınlığında) uzun boylu(1-2 metre) bitkiler kullanılmaz. Toplanacak bitkiler, 25-60cm yükseklikte ve sapı 3-6mm civarında olan türlerdir. Nemli topraklarda, tarla aralarında, hendek kıyılarında yetişir.

Mayıs-Haziran döneminde, henüz canlı yeşil rengini korurken, sapın toprağa yakın bölümünden kesilir ve demetler halinde gölge ve havadar bir yere asılarak kurumaya bırakılır. İğne yapraklar gövdeden kolayca ayrıldığında kuruma tamamlanmış olur. Yapraklar ovuşturularak saptan ayrılır ve bir örtüye serilerek 1-2 gün boyunca tam olarak kurumaya bırakılır. Sonra ince kıyılır ve hava almayan kaplarda saklanır.

Etki ve Kullanım:

Etkileri: Sıkıştırıcı/sağlamlaştırıcı, idrar söktürücü, öncelikle bacak ödemlerini çözücü, yara iyileştirici, kronik öksürükleri yatıştırıcı, akciğeri güçlendirici, kan temizleyici.Kullanım alanları: Romatizma, gut, kronik öksürük, akciğer hastalıkları ve bacak ödemleri. Önemli özelliği, bedende biriken sıvıları(ödemleri) organizmanın mineral dengesini bozmadan dışkılayabilmesidir. Böbrek, idrar yolları ve mesane iltihabında başarıyla kullanılabilir. Yüksek oranda içerdiği silisik asit sayesinde, akciğer hastalıklarında, katılgandoku, deri, saç ve tırnaklarla ilgili rahatsızlıklarda kullanılmalıdır. Tüm deri hastalıklarında ve geç iyileşen yaralarda, kompres, yıkama veya banyo katkısı olarak kullanılabilir.

Urtica Sp.:
kökünden başlamak üzere, kökü, yaprakları, tohumları bile şifalı olan bir bitkidir. Eski çağlarda da büyük bir saygınlığa sahipti. Albrecht Dürer (1471 - 1528) bir tablosunda, elinde ısırganotu olan bir meleğin Tanrı katına uçusunu canlandırmıstı.

İsviçreli botanik bilimci Künzle, bir yazısında, yakıcı özelliği sayesinde (Tüylerde bulunan histamin ve asetilkolin) korunmamış olsaydı, bitkinin kökünün çoktan kurumuş olacağını belirtmişti. Eğer kendini koruyamamış olsaydı, haşarat ve hayvanlar onu çoktan yok etmişlerdi.

Büyük ısırgan otu (Urtica diocia L.), çok yıllık ve otsu bir bitkidir, boyu bazen 1 m 'yi geçer, yapraklar koyu yesil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Küçük ısırgan otu (Urtica Urens L.), bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Boyu 60 cm kadar olabilir. Yapraklar açık yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Duvar kenarları ve harabeliklerde bol olarak görünür.

Her iki türün de yaprakları 2- 4 cm uzunlukta, oval veya kalp biçimindedir. Taze iken deri ile temas edince deride kızartı ve yanma yapar. Dızlağan ve dikenli ısırgan isimleriyle de bilinir. Türkiye' de her iki tür de yetişir.

Egzema ve egzemaya eşlik eden baş ağrılarıısırgan otu çayı ile iyileştirileilirler. Isırgan otu, böbrek ve mesane taşı oluşumuna karşı da kullanılabilir.

Böbrek hastalıkları ve zorlu baş ağrıları genellikle bir arada görülürler. Egzemalar genellikle dahili bir nedene dayandıklarından, onları içerden, kan temizleyici bitkilerle iyleştirmek gerekebilir. Isırganotu, en başta gelen kan temizleyici ve aynı zamanda kan yaptırıcı bir bitkidir. Böylece, pankreas üzerinde de çok olumlu etkileri olduğu için, ısırganotu çayı ile kandaki şeker düzeyi düşürülebilir.

Achillea Millefeloum (Civanperçemi):

Bilimsel adı: Heros'a göre bitkiyi ilk kez Achilles kullanıldığı için Achillea adı verilmiştir. Mille = bin ve folium = yaprak anlamına gelmekte olup yapraklarının görünümünden kaynaklanmaktadır.

Anavatanı: Bitki tüm Avrupa'da kuzey kutbuna dek ve Anadolu'da yaygın olarak yetişir. Ayrıca Amerika'da da yetiştirilmiştir. Bitkinin birçok akrabası olup tüm dünyaya yayılmıştır. Tümü yaklaşık özdeş amaçlarla kullanılır.

Tarihçesi: Hippokrates civanperçemine yer vermekte ise de, bunun günümüzdeki civanperçemi ile özdeş olup olmadığı anlaşılamamıştır. Günümüzde civanperçemi adı altında tanıdığımız bitkiyi (yaralara, fistüle, karşı) ilk Dioskorides kullanmaktadır. Tarihte yapraklarının çorba ve salata olarak da kullanıldığı görülmektedir. Ayrıca kuzey ülkelerinde içindeki acı madde nedeniyle şerbetçiotu yerine bira yapımında kullanılmıştır. Hindistan'da da faydalı bitki olarak önemli bir yer almakta, çok eskiden beri tanınmaktadır. Halkın ve tıbbın günümüzde uyguladığı yak!, tüm hastalıklara karşı da kullanılmıştır. Bitki özellikle 16.yy'da Avrupa'da büyük bir değer kazanmıştır. İç ve dış kanamalara, karın ağrılarına, sürgüne,... karşı kullanılmıştır. Civanperçemine günümüzde ve eskiden yazılmış birçok kitapta yer verilmektedir. Ma-daus'a göre hemoroide karşı çok eskiden beri kullanılan güçlü bir ilaçtır. Ayrıca, özellikle akciğer, kalınbağırsak, dölyatağı, sidiktorbası, burun, hemoroidter ve tüm organlarda görülen açık kırmızı renkli kanamalara karşı çok değerli olduğu da tanıtlanmıştır. İnançtaki yeri:

Avrupa'nın birçok yerinde kötü etkilere karşı koruyucu olarak keskin kokulu bitkiler yanı sıra yer almıştır. Tıbbi nitelikleri:

Antiseptik, gaz söktürücü, gergin-leştirici (büzücü), güçlendirici, sidik söktürücü, kan dindirici, kramp çözücü, iç ve dış kanamaları dindiri-ci, menstrüasyon ayarlayıcı.

Kullanıldığı yerler: Akne, banyo, selülit, deri, hemo-roid, menstrüasyon, saç, varis, sürgün, dizanteri, iştah açıcı, uyuz, yara. Birçok kitapta ve Avrupa'da halk arasında bitki şeker hastalığına karşı da kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalar içinde bu hastalığa karşı etken bir drog olmadığını göstermiştir. (Medizin Heute ağustos 1983).

Botanik: Ülkemizin her yöresinde yetişmekle birlikte özellikle Kuzey ve Doğu Anadolu'da yaygın olarak görülür. Çayırlarda, yol, tarla kenarlarında yetişir. Fakir, zengin her türlü toprakta yetişen bitki yetingen, sıcağa, soğuğa da dayanıklıdır.

Boyu 1m ye ulaşan civanperçemi ile yakl. 2000 m yüksekliğe dek karşılaşılır. Çok yıllık ve otsudur. Baharda açık kahverengi kökünden önce rozet biçimli yapraklar sonra yuvarlak, içleri özlü, dayanıklı dikine uzayan saplar çıkar, üstleri yetiştikleri yüksekliğe göre, az veya çok kıllıdır. Yapraklar tüy görünümlü, parçalı, yün gibi, tüylüdür, sapların çatallaştığı yerlerden çıkar. Çiçekler çoğunlukla beyaz veya pembe renklidir, mayıstan ekime dek açar, toplu olarak şemsiye görünümlüdür. Tohumları uzun ve gümüşi gridir.

Nelerinden yararlanılır: Kök dışında tüm bitkiden (Herba Millefolii) ve çiçeklerinden (Flores Milefolii) veya çiçekli bitkiden yararlanılır. Toplanması ve saklanması:

Hazirandan eylüle dek 10-15 cm toprağın üzerinden kesilerek toplanır. Küçük bağlamlar yapılarak havadar, gölge yerlerde asılarak çok iyi kurutulur. Kalın saplar ayıklanarak ağzı sıkıca kapanabilen kaplarda saklanır. Bir yıldan çok saklanılmamalıdır. Kokusu, tadı:
Kendine özgü bir kokusu vardır. Tadı büzücü, acı ve baharlıdır.

Yan etkileri: Genellikle öngörülen ölçülerde kullanıldığı sürece bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Birtakım insanda alerji yapabilir. Vücutlarında (spezifik) deri döküntüleri görülebilir. Allerji kokusuna, suyuna, banyosuna, çayına karşı olabileceği gibi, yetiştiği çayırda uzanmak, piknik yapmak veya bitkiye dokunulduğunda da görülebilir.

Etki ve Kullanım:

- En etkili terletici şifalı otlardan biridir.

- Soğuk algınlığının iyileştirilmesinde kullanılır.

- Kılcal damarların genişlemesiyle oluşan yüksek tansiyonu düşürür.

- Sindirimi kolaylaştırır.

- Sistit enfeksiyonlarında antiseptik etkisi yapar.

Bütün bu etkileri sağlamak için bitkinin gövde, yaprak ve çiçekleri yaz boyunca toplanarak gölge ve havadar bir yerde kurutulur, l bardak kaynar suya 1-2 tatlı kaşığı kurutulmuş, olan karışımı konulup 10-15 dakika süreyle demlendirilerek hazırlanan infüzyon günde iki-üç kez birer bardak ve sıcak olarak içilir.

- Civanperçemi, aknelerin iyileştirilmesine yardımcı olur.

Bunun için yukarıda anlatılan infüzyon yüze uygulanır.

- Ayrıca iyi bir yara iyileştiricidir.

Bunun için bitkinin yaprakları körpeyken ezilip yara lapası hazırlanır. Bir tülbentin içine konulan lapayla, yaraların üzerine kompres yapılır. - Hemoroitte de iyileştirici ve rahatlatıcıdır.

Bunun için civanperçeminin yukarıda anlatılan yara lapası, basur memelerinin üzerine elle uygulanır.
İçten ve dıştan kullanılır.
İlaç olarak hazırlama biçimleri:
Çayından, suyundan, tentüründen, banyosundan yararlanılır.
Çay; 1-2 dolu ç.k. üzerine 250 mi kaynar su haşlanır, 10 dak. demi: süzülür. (1 ç.k. yakl. 4,75 gr dır).
Su; taze çiçekli dallan preslenerek elde edilir.
Uyg: Taze olarak içilmelidir. Eş oranda suyla karıştırılarak günde 1-2 y.k. alınabilir.

Tentür; iri kıyılmış taze çiçekli dallar, gevşek olarak bir şişeye ağzına kadar doldurulur, üzerine şişe doluncaya dek 38-40° C cin veya benzeri bir içki konur. Ağzı sıkıca kapatılarak güneşte veya sıcak bir yerde 14 gün dinlendirilir, süzülür, ağzı sıkıca kapatılarak saklanır.
Uyg: Günde 20-30 damla alınabilir. (Leclerc).

Merhem; 90 gr tuzsuz tereyağ iyice kızdırılır, içine 15 gr çok ince kıyılmış taze civanperçemi çiçeği, 15gr çok ince kıyılmış ağaç çileği yaprağı karıştırılır, kısa süre karıştırılarak kaynatılır, ateşten alınır, 1 gün dinlendirilir, ısıtılır bir keten bezden preslenir. Kavanozlara konarak buz dolabında saklanır.

Banyo; duruma göre, 50-75 gr çiçekli dallar 1 I suda 10-15 dak. kaynatılır veya 20 dak. 1 I kaynar suda demi. süzülür, banyo suyuna karıştırılır.

Yarım banyo; 100 gr civanperçemi 5 I suda tüm gece dinlendirilir ve ertesi gün kaynama noktasına dek ısıtılarak banyo suyuna karıştırılır.

İçindeki birkaç madde: Acı madde (achillein), %0,1-0,5 arasında uçucu yağ (azulen = papatyada bulunanla özdeştir, yanız oranı daha azdır, şamuze-len, bornoel, pinen, sabinen, kafur, artemsiaketon, sineol,...), tanen, reçine, organik asitler, aikoloidler, flavonoidler, çeşitli mineraller (fosfor, özellikle potasyum}, inulin, asparagin, lastik, albümin, klorofil (klorofilin içinde A vitaminine benzer bir madde), C vitamini,... (İçinde bulunan yüksek orandaki potasyum diğer maddelerle birlikte böbreğin çalışması üzerinde olumlu etki yapar).

Hastalıklara göre hazırlanması: (Reçeteler) Özellikle düzenli olarak civanperçemi suyu içilmesi kalp kaslarının dejenere olmasını önler (myodenera-tio cordes), kalp koroner arteri hastalığının (angina pectoris) neden olduğu sancıları azaltır, tedavi eder (Flamm). Bu nedenle önleyici olarak belirli bir yaştan sonra düzenli civanperçemi kürleri yapılması önerilmektedir.

M. Treben civanperçeminin kemik iliği üzerinde olumlu etki yaparak kan üretimini artırdığını yazmaktadır. Ayrıca, kemik çürümesi gibi bazı kemik hastalıklarında da yardımcı olduğunu eklemektedir. Bu durumda çayından, suyundan yararlanılır. Taze suyuna öncelik tanınması doğru olur.

Asplenium Ceterach (Altınotu): idrar söktürücü ve böbrekleri çalıştırıcı etkisi bulunmaktadır. Ürenin atılmasında ve böbreklerin yenilenmesinde faydalıdır. Prostat iltihabının atılması ve bezin küçülmesinde etkilidir.

Second life Equisetum Hydroxy Propyl Methyl Cellulouse (Doğal Kapsül) Kullanılmıştır.

ÖNEMLİ BİLGİ

Second life Equisetum yasal olmayan yollar ile yurda sokulan ya da satılan; bu nedenle de herhangi bir denetime tabii olmayan bir ürün değildir. T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 'nın, 12.08.2008 tarih ve 16-00006-00004-3 Sayılı izni ile üretilmiştir ve Türkiye Cumhuriyeti nin denetim mekanizmaları ile her aşamada denetlenmektedir.

 
Online Destek


spacer Yurt Dışı

spacer spacer İçerik Bilgisi spacer

Mnc Hemoropid Basur Hapı 100 % Etkili Prostat Tedavi Kapsülü Penis Büyütücü Hap Dr Love Geciktirici Sprey Garantili Göğüs Büyütücü Yağ